|
Kahramanmaraş Çarşısı, yöreye özgü ürünlerle dolu. Bunlardan kimisi, yitirmekte olduğumuz zenaatlar.
Semercilik son yıllarda iyiden iyiye unutulmaya başladı. Hayvanların yerini taşıma araçları alınca, semere de gerek kalmadı. Yine de zamana direnen ustalar var.

Kahramanmaraş’ta artık yok olmak üzere bir meslek daha var. O da külekçilik. Külek, tahtadan yapılan silindir şeklinde kaplar. Külekler, yoğurt, ekmek ve tuz saklamak için kullanılıyor.

Bu kapların marifeti çok. İçine konulan ekmekler bayatlamıyor, yoğurtlar fazla sularını çekiyor. Anlayacağınız lezzete lezzet katıyorlar. Bugün Maraş’ta külek üreten tek kişi var.

Anadolu şehirlerinin kapalı çarşıları bir başka güzel oluyor. Buradaki renkler ve kokular, insana şehri anlatıyor. Taşhan, kapalı çarşının hemen yanı başında. Burada küçük imalathane ve depolar bulunuyor. Maraş’ın ünü sınırları aşmış, oymacılık ürünleri burada görülebilir.

Son derece titiz bir çalışmanın meyvesi olan bu eşyalara paha biçmek mümkün değil. Hemen her ayrıntıda emeğin en zorlusu gizli. Belki de bu nedenle Maraş’taki gelinlerin çeyiz sandıkları çok değerli. Doğan Akkök, sahibi olduğu oyma atölyesini, 1972 yılında kurmuş. Onun tek amacı, bu mesleğin devam etmesi, bu atölyenin çalışması. İşte bu nedenle sanatını oğullarına da öğretmiş. Bugün atölye oğullarına emanet. Kahramanmaraş’ta oymacılık çok gelişmiş ama son yıllarda talebe bağlı olarak, ürünlerde değişikliklere de gidilmiş. Oyma işleminin uzun zaman almasının yanında, oyma ürünlerin bakım zorluğu, mobilyaların üzerine oyma motiflerin yerleşmesine sebep olmuş.

Oymacılık emek isteyen bir meslek. Hatta meslekten ziyade bir sanat. Bir ağacın üzerinde oyma yapmak sadece teknik ve estetik bilgiyi değil, aynı zamanda doğayı da tanımayı gerektiriyor. Bu iş için belirli bir olgunluğa ulaşmak gerekli. Kahramanmaraş, geleneklerini yaşatan bir şehir. Burada geçmişe özlem duyulsa da, her köşe başında geçmişe dair ne varsa, karşınıza çıkıveriyor. Zenaatlerin direnişine genç kuşaklar da katkıda bulunuyor. Hüseyin Gülegül genç kuşağın eskiyi koruyan temsilcilerinden biri. Kendi evinde aba imal ediyor. Aba, deve, öküz, at, keçi ya da koyun gibi hayvanların tüylerinden dokunan özel bir kumaştan dikiliyor. Hüseyin Bey, bu işte son usta. Ama abacılığı devam ettirmeye kararlı.
Kaynak : http://www.haberci.com
www.haberci.com/yaziOkuma.asp?type=y&metin=510
|